âciz

أَصْبَحَ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ عَاجِزًا عَنِ الْمَشْيِ.

Yaşlı adam yürümekte âciz kalmıştı.

كَانَ يَعْتَقِدُ أَنَّهُ غَيْرُ قَادِرٍ عَلَى الْقِيَامِ بِهَذَا الْعَمَلِ.

Bu işi yapmaya âciz olduğunu düşünüyordu.

كَانَ يَشْعُرُ بِضَعْفٍ شَدِيدٍ.

Kendini çok âciz hissediyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler