çıkar yol

مَخْرَج — مَخَارِج

يَجِبُ عَلَيْنَا أَنْ نَجِدَ مَخْرَجًا مِنْ هَذَا الوَضْعِ الصَّعْبِ.

Bu zor durumdan bir çıkar yol bulmak zorundayız.

حَلّ — حُلُول

يَجِبُ أَنْ نُفَكِّرَ بِشَكْلٍ إِبْدَاعِيٍّ لِإِيجَادِ حُلُولٍ لِلْمَشَاكِلِ.

Sorunlara bir çıkar yol bulmak için yaratıcı düşünmeliyiz.

يَجِبُ أَنْ نَبْحَثَ عَنْ طَرِيقٍ لِلْخَلَاصِ دُونَ الِاسْتِسْلَامِ لِلْيَأْسِ.

Umutsuzluğa kapılmadan bir çıkar yol aramalıyız.

İlişkili Kelimeler