يهتم بعض الناس فقط بمصالحهم في كل موقف.
Bazı insanlar her durumda sadece kendi çıkarına bakmakla meşguldür.
يهتم بعض الناس فقط بمصالحهم في كل موقف.
Bazı insanlar her durumda sadece kendi çıkarına bakmakla meşguldür.
إنه يبحث دائما عن فرص للبحث عن مصلحته.
O, her zaman kendi çıkarına bakmak için fırsat kollar.
يجب على الشركة أن تفكر في مصلحة المجتمع بدلا من السعي وراء مصلحتها فقط.
Şirket, sadece kendi çıkarına bakmak yerine toplumun yararını da düşünmelidir.