يُحَاوِلُ الْأَشْخَاصُ الِانْتِهَازِيُّونَ الِاسْتِفَادَةَ مِنَ الْمَوَاقِفِ الصَّعْبَةِ لِلْآخَرِينَ.
Çıkarcı insanlar, başkalarının zor durumlarından faydalanmaya çalışırlar.
يُحَاوِلُ الْأَشْخَاصُ الِانْتِهَازِيُّونَ الِاسْتِفَادَةَ مِنَ الْمَوَاقِفِ الصَّعْبَةِ لِلْآخَرِينَ.
Çıkarcı insanlar, başkalarının zor durumlarından faydalanmaya çalışırlar.
لَا يُمْكِنُ تَحْقِيقُ أَيِّ فَائِدَةٍ لِأَيِّ شَخْصٍ مِنْ خِلَالِ اتِّبَاعِ نَهْجٍ نَفْعِيٍّ.
Çıkarcı bir yaklaşımla kimseye fayda sağlanamaz.
تُؤَدِّي السِّيَاسَاتُ الْمَصْلَحِيَّةُ إِلَى اضْطِرَابَاتٍ فِي الْمُجْتَمَعِ.
Çıkarcı politikalar, toplumda huzursuzluğa yol açar.