مِنَ الْمُمْكِنِ اسْتِخْلَاصُ اسْتِنْتَاجٍ مُهِمٍّ مِنْ هَذَا الْحَدَثِ.
Bu olaydan önemli bir çıkarsama yapmak mümkün.
مِنَ الْمُمْكِنِ اسْتِخْلَاصُ اسْتِنْتَاجٍ مُهِمٍّ مِنْ هَذَا الْحَدَثِ.
Bu olaydan önemli bir çıkarsama yapmak mümkün.
الِاسْتِنْبَاطُ مِنَ الْأَدِلَّةِ يُشِيرُ إِلَى الْجَانِي.
Delillerden yapılan çıkarsama, suçluyu işaret ediyor.
تَخْمِينَاتُنَا تُعْطِي نَتَائِجَ صَحِيحَةً فِي الْغَالِبِ.
Çıkarsamalarımız genellikle doğru sonuçlar vermektedir.