çıldırmak

مَعَ كُلِّ هَذَا التَّوَتُّرِ، سَأُجَنُّ فِي النِّهَايَةِ.

Bu kadar stresle sonunda çıldıracağım.

فَقَدَ أَخِي عَقْلَهُ عِنْدَمَا عَلِمَ بِنَتَائِجِ الِامْتِحَانِ.

Kardeşim sınav sonuçlarını öğrenince çıldırdı.

هَاجَ الْمُشَجِّعُونَ عِنْدَمَا رَأَوُا الْهَدَفَ.

Taraftarlar golü görünce çıldırdılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler