فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، لَعِبَ الشَّمْعَدَانُ دَوْرًا مُهِمًّا فِي إِضَاءَةِ الْمَنَازِلِ.
Eski zamanlarda çırakma, evlerin aydınlatılmasında önemli bir rol oynardı.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، لَعِبَ الشَّمْعَدَانُ دَوْرًا مُهِمًّا فِي إِضَاءَةِ الْمَنَازِلِ.
Eski zamanlarda çırakma, evlerin aydınlatılmasında önemli bir rol oynardı.
حَامِلُ الشُّمُوعِ المَوْجُودُ عَلَى الطَّاوِلَةِ مِثَالِيٌّ لِخَلْقِ جَوٍّ رُومَانْسِيٍّ.
Masadaki çırakma, romantik bir atmosfer yaratmak için idealdir.