تَعِيشُ أُمُّ أَرْبَعَةٍ وَأَرْبَعِينَ عَادَةً فِي الْأَمَاكِنِ الرَّطْبَةِ وَالْمُظْلِمَةِ.
Çıyanlar genellikle nemli ve karanlık yerlerde yaşarlar.
تَعِيشُ أُمُّ أَرْبَعَةٍ وَأَرْبَعِينَ عَادَةً فِي الْأَمَاكِنِ الرَّطْبَةِ وَالْمُظْلِمَةِ.
Çıyanlar genellikle nemli ve karanlık yerlerde yaşarlar.
رَأَيْتُ حَرِيشًا كَبِيرًا أَثْنَاءَ تَجَوُّلِي فِي الْحَدِيقَةِ، لَقَدْ خِفْتُ كَثِيرًا.
Bahçede dolaşırken büyük bir çıyan gördüm, çok korktum.