çağla

عِنْدَمَا رَأَيْتُ اللَّوْزَ الأَخْضَرَ الطَّازَجَ فِي السُّوقِ، اشْتَرَيْتُ عَلَى الفَوْرِ كِيلُوغْرَامًا وَاحِدًا.

Pazarda taze çağla bademleri görünce hemen bir kilo aldım.

الْمِشْمِشُ الْأَخْضَرُ هُوَ مِنْ أَوَائِلِ مُبَشِّرَاتِ الرَّبِيعِ.

Çağla kayısılar, baharın ilk müjdecilerindendir.

الْفَاكِهَةُ غَيْرُ النَّاضِجَةِ هِيَ وَجْبَةٌ خَفِيفَةٌ تُؤْكَلُ مَعَ الْمِلْحِ فِي بَعْضِ الْمَنَاطِقِ.

Çağla, bazı yörelerde tuzla yenilen bir atıştırmalıktır.

İlişkili Kelimeler