çağrılı

تَمَّتْ دَعْوَةُ الْأَصْدِقَاءِ الْمُقَرَّبِينَ وَأَفْرَادِ الْعَائِلَةِ فَقَطْ إِلَى حَفْلِ الزِّفَافِ.

Düğüne sadece yakın arkadaşlar ve aile üyeleri çağrılıydı.

كُنْتُ سَعِيدًا جِدًّا لِأَنَّنِي مَعْزُومٌ عَلَى الحَفْلَةِ.

Partiye çağrılı olduğum için çok mutlu oldum.

İlişkili Kelimeler