çalınmak

سُرِقَتْ سَيَّارَتِي اللَّيْلَةَ الماضِيَةَ أَثْنَاءَ رَكْنِهَا، أَنَا حَزِينٌ جِدًّا.

Arabam dün gece park halindeyken çalındı, çok üzgünüm.

تَمَّ اخْتِلَاسُ أَمْوَالِ الشَّرِكَةِ مِنْ قِبَلِ الْمُحَاسِبِ.

Şirketteki para, muhasebeci tarafından çalındı.

İlişkili Kelimeler