çapa

أَلْقَتِ السَّفِينَةُ الْمِرْسَاةَ فِي الْمِينَاءِ لِحِمَايَةِ نَفْسِهَا مِنَ الْعَاصِفَةِ.

Gemi, fırtınadan korunmak için limanda çapayı attı.

يَحْفِرُ الْفَلَّاحُ الْأَرْضَ بِالْمِعْزَقَةِ.

Çiftçi toprağı çapa ile kazıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler