عَلَيْنَا إِنْهَاءُ الْأُمُورِ بِسُرْعَةٍ وَالْخُرُوجُ.
İşleri çarçabuk bitirip dışarı çıkmamız gerekiyor.
عَلَيْنَا إِنْهَاءُ الْأُمُورِ بِسُرْعَةٍ وَالْخُرُوجُ.
İşleri çarçabuk bitirip dışarı çıkmamız gerekiyor.
أَنْهَى الطَّالِبُ وَاجِبَهُ بِسُرْعَةٍ فَائِقَةٍ.
Öğrenci ödevini çarçabuk bitirdi.
تَعَالَ إِلَى هُنَا فَوْرًا وَسَاعِدْنِي!
Çarçabuk buraya gel ve bana yardım et!