صَدَرَ صَوْتٌ عَالٍ نَتِيجَةَ ضَرْبِ السَّيَّارَةِ لِلْحَائِطِ.
Arabanın duvara çarpması sonucu büyük bir ses çıktı.
صَدَرَ صَوْتٌ عَالٍ نَتِيجَةَ ضَرْبِ السَّيَّارَةِ لِلْحَائِطِ.
Arabanın duvara çarpması sonucu büyük bir ses çıktı.
تَسَبَّبَ الْفَرْمَلَةُ الْمُفَاجِئَةُ فِي صَدْمَةٍ خَفِيفَةٍ لِلرُّكَّابِ.
Ani fren, yolculara hafif bir çarpma yaşattı.
فِي الرِّيَاضِيَّاتِ، عَمَلِيَّةُ الضَّرْبِ هِيَ طَرِيقَةٌ مُخْتَصَرَةٌ لِلْجَمْعِ.
Matematikte çarpma, toplamanın kısaltılmış bir yoludur.
Ayrıca: تَأْثِير
اِرْتِطَام، خَبْطَة، نَطْحَة، صَدْم، اِصْطِدَام، اِصْطِفَاق