çarptırmak

سَمَحَ الْأَبُ لِابْنِهِ بِجَعْلِ السَّيَّارَاتِ اللُّعْبَةِ تَصْطَدِمُ بِبَعْضِهَا الْبَعْضِ.

Babası, oğluna oyuncak arabaları birbirine çarptırmasına izin verdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler