çatırdamak

Anlamlar

طَقْطَقَ — يُطَقْطِقُ · طَقْطَقَة

بدأ الخشب في النار يطقطق.

Ateşteki odunlar çatırdamaya başladı.

تَصَدَّعَ — يَتَصَدَّعُ · تَصَدُّع

يبدو المبنى القديم وكأنه على وشك أن يتصدع في أي لحظة.

Eski bina her an çatırdamaya hazır gibi duruyor.

تَأَزَّمَ — يَتَأَزَّمُ · تَأَزُّم

بدأ وضع الشركة يتأزم تدريجيا.

Şirketin durumu giderek çatırdamaya başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler