çatırdamak

بَدَأَ الْخَشَبُ فِي النَّارِ يَطَقْطَقُ.

Ateşteki odunlar çatırdamaya başladı.

يَبْدُو الْمَبْنَى الْقَدِيمُ وَكَأَنَّهُ عَلَى وَشْكِ أَنْ يَتَصَدَّعَ فِي أَيِّ لَحْظَةٍ.

Eski bina her an çatırdamaya hazır gibi duruyor.

İlişkili Kelimeler