çatmak
صَعِدَ الْحِرَفِيُّونَ لِتَرْكِيبِ السَّقْفِ.
Ustalar çatıyı çatmak için yukarı çıktılar.
عَقَدَ الرَّجُلُ حَاجِبَيْهِ وَنَظَرَ حَوْلَهُ بِعَصَبِيَّةٍ.
Adam kaşlarını çattı ve sinirle etrafına baktı.
Ayrıca: وَاجَهَ
صَعِدَ الْحِرَفِيُّونَ لِتَرْكِيبِ السَّقْفِ.
Ustalar çatıyı çatmak için yukarı çıktılar.
عَقَدَ الرَّجُلُ حَاجِبَيْهِ وَنَظَرَ حَوْلَهُ بِعَصَبِيَّةٍ.
Adam kaşlarını çattı ve sinirle etrafına baktı.
Ayrıca: وَاجَهَ