çekmek

Anlamlar

سَحَبَ — يَسْحَبُ · سَحْب

كان سحب الحقيبة لأعلى الدرج صعبا للغاية.

Bavulu merdivenlerden yukarı çekmek çok zordu.

جَذَبَ — يَجْذِبُ · جَذْب

يجذب المغناطيس الحديد نحوه.

Mıknatıs demiri kendine doğru çeker.

اِجْتَذَبَ — يَجْتَذِبُ · اِجْتِذَاب

اجتذب هذا الفيلم عددا كبيرا من المشاهدين.

Bu film çok sayıda izleyiciyi kendine çekti.

تَحَمَّلَ — يَتَحَمَّلُ · تَحَمُّل

لا أفهم كيف تتحمل كل هذا الألم.

Bu kadar acıya nasıl katlanıyorsun, anlamıyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler