çelik

اشْتَرَى أَبِي سِكِّينًا جَدِيدَةً مِنَ الْفُولَاذِ لِأَنَّهَا تَقْطَعُ اللَّحْمَ بِسُهُولَةٍ.

Babam çelikten yeni bir bıçak aldı, çünkü bıçak eti kolayca kesiyor.

هٰذَا الجِسْرُ مَصْنُوعٌ مِنَ الفُولَاذِ الصُّلْبِ.

Bu köprü sert çelikten yapılmıştır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler