بَدَأَ الشَّبَابُ فِي الحَيِّ بِتَشْكِيلِ عِصَابَةٍ بَدَلاً مِنْ حَلِّ المَشَاكِلِ.
Mahalledeki gençler, sorun çözmek yerine çeteleşmeye başladılar.
بَدَأَ الشَّبَابُ فِي الحَيِّ بِتَشْكِيلِ عِصَابَةٍ بَدَلاً مِنْ حَلِّ المَشَاكِلِ.
Mahalledeki gençler, sorun çözmek yerine çeteleşmeye başladılar.
تَتَكَتَّلُ الْجَمَاعَاتُ السِّيَاسِيَّةُ مِنْ أَجْلِ اكْتِسَابِ السُّلْطَةِ.
Siyasi gruplar, güç kazanmak için çeteleşiyorlar.