çetin

يَجِبُ أَنْ تَدْرُسَ بِجِدٍّ لِاجْتِيَازِ هَذَا الِاخْتِبَارِ الصَّعْبِ.

Bu çetin sınavı geçmek için çok çalışmalısın.

فِي الشِّتَاءِ يَكُونُ الطَّرِيقُ إِلَى قَرْيَتِنَا شَاقًّا، فَيَتْعَبُ الْجَمِيعُ.

Kışın köyümüze giden yol çetin olur, herkes yorulur.

ظُرُوفُ الشِّتَاءِ الْقَاسِيَةُ تَجْعَلُ الْحَيَاةَ صَعْبَةً.

Çetin kış şartları, hayatı zorlaştırıyor.

Ayrıca: عَنِيد

Eşdizimler