حَاوَلَ الْمُتَسَابِقُونَ إِكْمَالَ الْمَسَارِ بِصُعُوبَةٍ.
Yarışmacılar parkuru çetince tamamlamaya çalıştılar.
حَاوَلَ الْمُتَسَابِقُونَ إِكْمَالَ الْمَسَارِ بِصُعُوبَةٍ.
Yarışmacılar parkuru çetince tamamlamaya çalıştılar.
أَثَّرَتِ الْأَزْمَةُ الِاقْتِصَادِيَّةُ عَلَى الشَّرِكَاتِ بِشِدَّةٍ.
Ekonomik kriz, şirketleri çetince etkiledi.
نَاضَلَ الْفَرِيقُ بِإِصْرَارٍ لِلْفَوْزِ بِالْمُبَارَاةِ.
Takım, maçı kazanmak için çetince mücadele etti.