çevrilmek

بَيْنَمَا تَدُورُ الْأَرْضُ حَوْلَ نَفْسِهَا، تَتَغَيَّرُ الْفُصُولُ.

Dünya kendi etrafında dönerken, mevsimler değişir.

اضْطُرَّتِ السَّيَّارَةُ لِلِانْعِطَافِ يَسَارًا فَجْأَةً.

Araba aniden sola dönmek zorunda kaldı.

تُرْجِمَ هَذَا الكِتَابُ إِلَى العَدِيدِ مِنَ اللُّغَاتِ.

Bu kitap birçok dile çevrildi.

İlişkili Kelimeler