أَعَدَّتْ لِي وَالِدَتِي جِهَازَ عَرُوسٍ جَمِيلٍ جِدًّا عِنْدَمَا تَزَوَّجْتُ.
Annem, evlenirken bana çok güzel bir çeyiz hazırlamıştı.
أَعَدَّتْ لِي وَالِدَتِي جِهَازَ عَرُوسٍ جَمِيلٍ جِدًّا عِنْدَمَا تَزَوَّجْتُ.
Annem, evlenirken bana çok güzel bir çeyiz hazırlamıştı.
وِفْقًا لِلتَّقَالِيدِ، تَأْخُذُ الفَتَيَاتُ مَعَهُنَّ مَتَاعَ العَرُوسِ عِنْدَمَا يَتَزَوَّجْنَ.
Geleneklere göre, kızlar evlenirken yanlarında çeyiz götürürler.