çift

زَوْج — أَزْوَاج

اشْتَرَيْتُ زَوْجًا مِنَ الْجَوَارِبِ.

Bir çift çorap aldım.

هَذِهِ الأَحْذِيَةُ تُبَاعُ كَزَوْجٍ.

Bu ayakkabılar bir çift olarak satılıyor.

لَدَيْنَا مَقْعَدٌ ثُنَائِيٌّ فِي الْحَدِيقَةِ حَيْثُ يُمْكِنُنَا الْجُلُوسُ وَالِاسْتِمْتَاعُ بِالْمَنْظَرِ مَعًا.

Bahçede birlikte oturup manzaranın tadını çıkarabileceğimiz çift kişilik bir bankımız var.

Ayrıca: مُثَنَّى

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler