يَزْرَعُ المُزَارِعُونَ فِي هَذِهِ القَرْيَةِ القَمْحَ فِي حُقُولِهِمْ لِتَأْمِينِ مَعِيشَتِهِمْ.
Bu köydeki çiftçiler, geçimlerini sağlamak için tarlalarında buğday yetiştiriyorlar.
يَزْرَعُ المُزَارِعُونَ فِي هَذِهِ القَرْيَةِ القَمْحَ فِي حُقُولِهِمْ لِتَأْمِينِ مَعِيشَتِهِمْ.
Bu köydeki çiftçiler, geçimlerini sağlamak için tarlalarında buğday yetiştiriyorlar.
يَذْهَبُ الفَلَّاحُونَ إِلَى حُقُولِهِمْ فِي الصَّبَاحِ البَاكِرِ وَيَبْدَأُونَ العَمَلَ.
Fellahlar, sabahın erken saatlerinde tarlalarına giderek çalışmaya başlarlar.
حَارِث الأَرْض، حَارِث، زَارِع، دِهْقَان، أَكَّار، حَرَّاث