çimlemek

قَامَ الْبُسْتَانِيُّ بِإِنْبَاتِ عُشْبٍ جَدِيدٍ لِتَجْمِيلِ الْحَدِيقَةِ وَجَعْلِهَا أَكْثَرَ جَاذِبِيَّةً.

Bahçıvan, bahçeyi güzelleştirmek için yeni çimler çimledi.

يَعْمَلُ مَسْؤُولُو الْحَدِيقَةِ بِجِدٍّ لِزِرَاعَةِ الْعُشْبِ فِي الْمَنَاطِقِ الْفَارِغَةِ لِجَعْلِ الْحَدِيقَةِ أَكْثَرَ خُضْرَةً.

Park görevlileri, boş alanları çimlemek için yoğun bir şekilde çalışıyorlar.

İlişkili Kelimeler