çimmek

الِاسْتِحْمَامُ فِي الْبَحْرِ فِي أَيَّامِ الصَّيْفِ الْحَارَّةِ مُمْتِعٌ لِلْغَايَةِ وَمُنْعِشٌ.

Yazın sıcak günlerinde serinlemek için denizde çimmek çok keyifli oluyor.

كَانَ عَلِيٌّ، الَّذِي ذَهَبَ لِزِيَارَةِ جَدِّهِ، يَتُوقُ إِلَى الِاغْتِسَالِ فِي النَّهْرِ الْمَوْجُودِ فِي الْقَرْيَةِ.

Dedesini ziyarete giden Ali, köydeki derede çimmek için sabırsızlanıyordu.

يَسْتَمْتِعُ الْأَطْفَالُ بِالسِّبَاحَةِ فِي حَمَّامِ السِّبَاحَةِ لِسَاعَاتٍ طَوِيلَةٍ دُونَ مَلَلٍ.

Çocuklar havuzda saatlerce çimmekten büyük keyif alıyorlar.

İlişkili Kelimeler