çirkin

هَذَا الفُسْتَانُ قَبِيحٌ جِدّاً، لَنْ أَرْتَدِيَهُ أَبَداً.

Bu elbise çok çirkin, asla giymem.

كَانَ حَادِثاً بَشِعاً لِدَرَجَةِ أَنَّنِي مَا زِلْتُ مُتَأَثِّراً بِهِ.

O kadar çirkin bir olaydı ki, hala etkisindeyim.

هَذَا الْمَبْنَى غَيْرُ جَذَّابٍ لِلْغَايَةِ، وَلَا يُنَاسِبُ الْمَدِينَةَ عَلَى الْإِطْلَاقِ.

Bu bina çok çirkin, şehre hiç yakışmıyor.

İlişkili Kelimeler