مِنَ العَارِ تَشْوِيهُ هَذِهِ الصُّوَرِ عَنْ طَرِيقِ تَلْطِيخِهَا.
Bu resimleri karalayarak çirkinleştirmek çok ayıp.
مِنَ العَارِ تَشْوِيهُ هَذِهِ الصُّوَرِ عَنْ طَرِيقِ تَلْطِيخِهَا.
Bu resimleri karalayarak çirkinleştirmek çok ayıp.
قَدْ يُؤَدِّي وَضْعُ مَكْيَاجٍ خَاطِئٍ إِلَى تَقْبِيحِ الوَجْهِ.
Yanlış makyaj yapmak, yüzü çirkinleştirebilir.
هَذَا الْمَبْنَى يَجْعَلُ مَظْهَرَ الْمَدِينَةِ قَبِيحًا.
Bu bina, şehrin görünümünü çirkinleştiriyor.
شَوَّهَ، شَنَّعَ