çoğalmak

عِنْدَمَا يَأْتِي الرَّبِيعُ، تَبْدَأُ الزُّهُورُ فِي التَّكَاثُرِ بِسُرْعَةٍ.

Bahar gelince çiçekler hızla çoğalmaya başlar.

تَزَايَدَتْ مَشَاكِلُ المُرُورِ فِي المُدُنِ فِي السَّنَوَاتِ الأَخِيرَةِ.

Son yıllarda şehirlerde trafik sorunları çoğaldı.

نَمَتْ إِيرَادَاتُ الشَّرِكَةِ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ مُقَارَنَةً بِالعَامِ المَاضِي.

Şirketin gelirleri geçen yıla göre önemli ölçüde çoğaldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler