çocukça

إِنَّ تَصَرُّفَهُ الصِّبْيَانِيَّ هَذَا يُزْعِجُنِي حَقًّا.

Onun bu kadar çocukça davranması beni gerçekten çok sinirlendiriyor.

يَجِبُ أَلَّا تَمْزَحَ بِمُزَاحٍ طُفُولِيٍّ فِي مِثْلِ هَذَا الْأَمْرِ الْخَطِيرِ.

Bu kadar ciddi bir konuda çocukça şakalar yapmamalısın.

لَا أَحَدَ سَيُصَدِّقُ كِذْبَةً سَاذِجَةً كَهَذِهِ.

Bu kadar çocukça bir yalanı kimse yemez.

Eşdizimler