ضَرَبَ الْأَطْفَالُ الشَّجَرَةَ بِعَصًا لِإِسْقَاطِ التُّفَّاحِ مِنَ الشَّجَرَةِ.
Çocuklar ağaçtaki elmaları düşürmek için ağacı çomakladılar.
ضَرَبَ الْأَطْفَالُ الشَّجَرَةَ بِعَصًا لِإِسْقَاطِ التُّفَّاحِ مِنَ الشَّجَرَةِ.
Çocuklar ağaçtaki elmaları düşürmek için ağacı çomakladılar.
يَقُومُ بَعْضُ الْأَشْخَاصِ بِالتَّحْرِيضِ بِاسْتِمْرَارٍ لِإِثَارَةِ الْفَوْضَى فِي الْمُجْتَمَعِ.
Bazı kişiler, toplumu karıştırmak için sürekli çomaklıyorlar.
حَاوَلُوا تَغْيِيرَ مَسَارِ اللُّعْبَةِ عَنْ طَرِيقِ تَخْرِيبِ لَاعِبِي الْفَرِيقِ الْمُنَافِسِ.
Rakip takımın oyuncularını çomaklayarak oyunun seyrini değiştirmeye çalıştılar.
Ayrıca: أَثَارَ الْفِتْنَةَ