çorba

عِنْدَمَا أَكُونُ مَرِيضاً، تُعِدُّ لِي وَالِدَتِي حَسَاءَ الدَّجَاجِ.

Hasta olduğumda annem bana tavuk çorbası yapar.

شُورْبَة — شُورْبَات

تَنَاوَلْنَا شَوْرَبَةَ الْعَدَسِ فِي الْعَشَاءِ.

Akşam yemeğinde mercimek çorbası içtik.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler