çubuklamak

نَظَّفَتْ أُمِّي السَّجَّادَ بِضَرْبِهِ بِالْعَصَا فِي الشُّرْفَةِ.

Annem halıları balkonda çubuklayarak temizledi.

قَرَعَ الْقَرَوِيُّونَ الْأَشْجَارَ بِالْعَصَا لِإِسْقَاطِ الْجَوْزِ.

Köylüler cevizleri düşürmek için ağaçları çubukladılar.

يُمْكِنُكَ جَعْلُ الْأَسِرَّةِ الصُّوفِيَّةِ أَكْثَرَ انْتِفَاخًا بِنَفْشِهَا بِالْعَصَا.

Yün yatakları çubuklayarak daha kabarık hale getirebilirsiniz.

İlişkili Kelimeler