ödev

Anlamlar

واجب — وَاجِبَات

لكل مواطن واجبات تجاه بلده ويجب عليه الوفاء بها.

Her vatandaşın ülkesine karşı ödevleri vardır ve bunları yerine getirmelidir.

مهمة — مَهَامّ

أعطى المعلم الطلاب مهمة لليوم التالي وطلب من الجميع الحضور مستعدين.

Öğretmen, öğrencilere yarın için bir ödev verdi ve herkesin hazırlıklı gelmesini istedi.

تكليف — تَكَالِيف

أعطت الشركة لكل موظف تكليفا مختلفا فيما يتعلق بمشروع جديد.

Şirket, yeni bir projeyle ilgili olarak her çalışana farklı bir ödev verdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler