وَقَفَ الصَّدِيقَانِ جَنْبًا إِلَى جَنْبٍ لِيَتَقَايَسَا فِي الطُّولِ.
İki arkadaş boylarını ölçüşmek için yan yana durdular.
وَقَفَ الصَّدِيقَانِ جَنْبًا إِلَى جَنْبٍ لِيَتَقَايَسَا فِي الطُّولِ.
İki arkadaş boylarını ölçüşmek için yan yana durdular.
تَنَافَسَ الرِّيَاضِيُّونَ بِشِدَّةٍ لِلْفَوْزِ بِالْمِيدَالِيَّةِ.
Sporcular madalya kazanmak için kıyasıya ölçüştüler.
تَتَبَارَى الشَّرِكَاتُ عَلَى حِصَّةِ السُّوقِ.
Şirketler pazar payı için ölçüşüyorlar.