ömürlü

عَاشَتْ جَدَّتِي حَيَاةً طَوِيلَةً وَكَانَتْ مُعَمَّرَةً.

Büyükannem uzun ömürlü biriydi.

أَشْجَارُ الزَّيْتُونِ مُعَمِّرَةٌ جِدًّا وَتَعِيشُ لِقُرُونٍ.

Zeytin ağaçları çok ömürlüdür ve yüzyıllarca yaşarlar.

Eşdizimler