ön seçici

مُصَفٍّ أَوَّلِيٌّ — مُصَفّون أوليون

يَعْمَلُ أَخِي مُصَفِّيًا أَوَّلِيًّا لِلطَّلَبَاتِ فِي الشَّرِكَةِ.

Kardeşim şirkette başvuruların ön seçicisi olarak çalışıyor.

مِنْ بَيْنِ الْعَدِيدِ مِنَ الْأَشْخَاصِ الَّذِينَ شَارَكُوا فِي الْمُسَابَقَةِ، اخْتَارَ الْمُنْتَقُونَ الْأَوَّلِيُّونَ الْأَكْثَرَ مَوْهِبَةً.

Yarışmaya katılan çok sayıda kişi arasından ön seçiciler en yeteneklileri seçti.

İlişkili Kelimeler