يَجِبُ عَلَى تُرْكِيَا أَنْ تَلْعَبَ دَوْرَ الرِّيَادَةِ فِي مَصَادِرِ الطَّاقَةِ الْمُتَجَدِّدَةِ.
Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarında öncülük yapmalıdır.
يَجِبُ عَلَى تُرْكِيَا أَنْ تَلْعَبَ دَوْرَ الرِّيَادَةِ فِي مَصَادِرِ الطَّاقَةِ الْمُتَجَدِّدَةِ.
Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarında öncülük yapmalıdır.
تَتَصَدَّرُ الشَّرِكَةُ قِطَاعَ التِّكْنُولُوجِيَا مُنْذُ سَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ.
Şirket, teknoloji sektöründe uzun yıllardır öncülük etmektedir.
نَجَحَ هَذَا الْمَشْرُوعُ بِقِيَادَتِهِ.
Bu proje, onun öncülüğünde başarıya ulaştı.
زِمَام المُبَادَرَة، مُبَادَرَة، قَصَب السَّبْق