önceki

كَانَ الطَّقْسُ جَمِيلاً جِدًّا فِي الْيَوْمِ السَّابِقِ، أَتَمَنَّى لَوْ خَرَجْنَا.

Önceki gün hava çok güzeldi, keşke dışarı çıksaydık.

كُنْتُ مَعَ عَائِلَتِي فِي نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ الْمَاضِي.

Önceki hafta sonu ailemle birlikteydim.

Eşdizimler