önde gelmek

تَتَصَدَّرُ الْأَبْحَاثُ الْعِلْمِيَّةُ هَذَا الْمَوْضُوعَ.

Bu konuda bilimsel araştırmalar önde gelmektedir.

تَتَقَدَّمُ شَرِكَتُنَا فِي هَذَا الْقِطَاعِ.

Şirketimiz sektörde önde gelmektedir.

كَانَ هَذَا الْمَشْرُوعُ فِي الْمُقَدِّمَةِ بَيْنَ الْمَشَارِيعِ الْأُخْرَى.

Bu proje, diğer projeler arasında önde gelmekteydi.

İlişkili Kelimeler