تُعْطِي الشَّرِكَةُ الْأَوْلَوِيَّةَ لِرِضَا الْعُمَلَاءِ.
Şirket, müşteri memnuniyetini öne almaktadır.
تُعْطِي الشَّرِكَةُ الْأَوْلَوِيَّةَ لِرِضَا الْعُمَلَاءِ.
Şirket, müşteri memnuniyetini öne almaktadır.
يَجِبُ أَنْ نُقَدِّمَ تَدَابِيرَ السَّلَامَةِ فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ.
Bu projede güvenlik önlemlerini öne almalıyız.
أَضَعُ دَائِمًا الصِّدْقَ فِي الْمُقَدِّمَةِ.
Her zaman dürüstlüğü öne alırım.