قُمْتُ بِتَغْطِيَةِ الثَّقْبِ فِي بَنْطَالِي بِالرَّفْوِ، وَالآنَ أَصْبَحَ أَكْثَرَ مَتَانَةً.
Pantolonumdaki deliği örük ile kapattım, şimdi daha sağlam oldu.
قُمْتُ بِتَغْطِيَةِ الثَّقْبِ فِي بَنْطَالِي بِالرَّفْوِ، وَالآنَ أَصْبَحَ أَكْثَرَ مَتَانَةً.
Pantolonumdaki deliği örük ile kapattım, şimdi daha sağlam oldu.
تَذْهَبُ ابْنَتِي إِلَى المَدْرَسَةِ كُلَّ صَبَاحٍ وَهِيَ تَضَعُ ضَفَائِرَ فِي شَعْرِهَا.
Kızım her sabah saçlarını örük yaparak okula gidiyor.