كَانَتِ الْبَطُّ فِي الْبُحَيْرَةِ تَتَنَافَسُ عَلَى فُتَاتِ الْخُبْزِ.
Göldeki ördekler ekmek kırıntıları için yarışıyorlardı.
كَانَتِ الْبَطُّ فِي الْبُحَيْرَةِ تَتَنَافَسُ عَلَى فُتَاتِ الْخُبْزِ.
Göldeki ördekler ekmek kırıntıları için yarışıyorlardı.
تَسْبَحُ الْبَطُّ فِي الْبُحَيْرَةِ الصَّغِيرَةِ قُرْبَ الْحَدِيقَةِ.
Ördekler parkın yakınındaki küçük gölde yüzüyor.