örgü

ضَفِيرَة — ضَفَائِر

تَضْفِرُ ابْنَتِي شَعْرَهَا بِعِنَايَةٍ كُلَّ صَبَاحٍ.

Kızım, saçlarını her sabah özenle örgü yapar.

جَدِيلَة — جَدَائِل

صَفَّفَتِ الْفَتَاةُ شَعْرَهَا عَلَى شَكْلِ جَدِيلَةٍ طَوِيلَةٍ وَجَمِيلَةٍ.

Kız saçını uzun ve güzel bir örgü şeklinde yaptı.

صَنَعَتْ لِي أُمِّي كَنْزَةً صُوفِيَّةً مَحِيكَةً لِفَصْلِ الشِّتَاءِ.

Annem, kış için bana yün bir örgü kazak yaptı.

Ayrıca: نَسِيج

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler