أَسَّسُوا مُنَظَّمَةَ مُجْتَمَعٍ مَدَنِيٍّ لِتَحْقِيقِ أَهْدَافِهِمْ.
Amaçlarına ulaşmak için bir sivil toplum örgütü kurdular.
أَسَّسُوا مُنَظَّمَةَ مُجْتَمَعٍ مَدَنِيٍّ لِتَحْقِيقِ أَهْدَافِهِمْ.
Amaçlarına ulaşmak için bir sivil toplum örgütü kurdular.
بَدَأَ حِزْبٌ سِيَاسِيٌّ جَدِيدٌ الْعَمَلَ لِإِنْشَاءِ تَنْظِيمٍ.
Yeni bir siyasi parti örgüt kurmak için çalışmalara başladı.
قَرَّرَ الْجِيرَانُ تَشْكِيلَ جَمْعِيَّةٍ لِلْعِنَايَةِ بِالْحَدِيقَةِ.
Komşular parkın bakımı için bir örgüt kurmaya karar verdi.