örgütlenmek

يَجِبُ عَلَى الْعُمَّالِ أَنْ يَتَنَظَّمُوا فِي النِّقَابَاتِ لِلدِّفَاعِ عَنْ حُقُوقِهِمْ.

İşçiler haklarını savunmak için sendikada örgütlenmek zorundadır.

يَتَشَكَّلُ حِزْبٌ سِيَاسِيٌّ جَدِيدٌ بِسُرْعَةٍ.

Yeni bir siyasi parti hızla örgütlenmekte.