örtüşmek

تَتَطَابَقُ رُؤَى الشَّرِكَتَيْنِ، مِمَّا يُوَفِّرُ فُرْصَةً كَبِيرَةً لِلتَّعَاوُنِ.

İki şirketin vizyonları örtüşmekte ve bu da işbirliği için büyük bir fırsat sunmaktadır.

تَتَوَافَقُ أَقْوَالُ الشُّهُودِ، مِمَّا يَدُلُّ عَلَى أَنَّ المُتَّهَمَ مُذْنِبٌ.

Şahitlerin ifadeleri örtüşmekte, bu da sanığın suçlu olduğunu göstermektedir.